Kurmaca Alıştırmaları'na Vurmaca Alıştırmaları

İnsanların çoğu devamlılığı olan takımları tutar. Çünkü, kimlik, aidiyet gibi ihtiyaçlarını orada tatmin ederler. Bu da, en azından sosyolojik olarak, çok normal bir şeydir. Fakat, bazıları vardır ki cins kafalardır, herhangi bir takım tutmayabilirler.
Peki siz hiç veteranlar takımını; dünya ya da unicef karmasını tutan bir taraftar gördünüz mü?
Ya da basketbolla ilgilenenlerden bir kere bile "Ben efsanevi harlem'i tutuyorum" diyen bir akıllıya rastlayabilir misiniz?
Bence Gökdemir İhsan'ın son kitabı da böyle bir kategoriye alınmayı hak ediyor. Bir eğlence, bir gösteri; kimseye saygısızlık etmeden yapılmış soylu bir alay olarak değerlendirmek lazım bu kitabı.

Bazı yazarların çağının ruhunu yakalamak, dünya edebiyatına kafa tutmak, büyük yazar olmak, eserleriyle kitleleri harekete geçirmek ya da bir takım duygulanmalar yaşatmak gibi istekleri olabilir. Bunların hepsi meşru, anlaşılabilir şeylerdir. Fakat bu meşruiyetin kuşatıcı gölgesinden eğlenmek için, hem kendinle hem de edebiyat dünyasıyla alay etmek için yazmak isteyen yazarlar niye faydalanmasın ki! Bence bu da bu konuda yetkin olan ve tercihini bu yönde kullanan yazarların en doğal hakkıdır.

Teşbihte hata olmaz, hatasız da teşbih olmaz, der eskiler. Belki bu teşbihime, en başta Gökdemir İhsan'ın kendisi olmak üzere, birileri itiraz edecektir ama yapmadan da duramayacağım. 

Bilenler bilir tasavvufta çeşit çeşit tarikat vardır. Hepsinin virdi, erkanı, ritüeli, neşvesi, tavrı ayrıdır. Ama bir anlamıyla bütün bu tasavvuf hareketlerinin kurumsallaşmasına edebiyle itiraz eden ve bu yönde bir tavır geliştiren melametiye diğerlerinden ayrılır. Fakat o da, neticede, aynı tarihe, aynı literatüre kayıtlıdır. 

Bence bu keyifli yazarımız özellikle bu kitabında edebiyatta melametiliğe benzer bir tavır içerisinde. Kişisel olarak dünyayı, edebiyatı, insanları kurtarmak gibi bir derdi olsa da yazar olarak böyle bir misyonla arzı endam etmemeye çalışıyor. Bunu da iyi beceriyor. İnsanlara, edebiyatçılara, yazarlara, filozoflara gülerken kendini de onların arasına katıp gülüyor. Bu anlamda, hakşinas bir yazar anlayacağınız.

Kitapta belki rahatsız olunacak tek nokta şu olabilir. Bu ne abi adam yememiş içmemiş bizim bilmediğim, okumadığımız bir sürü adamın kitabını okuyup onlara dair yaptığı göndermelerle bizi ezmiş diyenler çıkabilir. Dert etmeyin bence. Ya da bunu bir kendini beğenmişlik olarak değerlendirmeyin. Neticede dünya karmasından söz ediyor gençler, değil mi! O yüzden Gökdemir İhsan'ın daha önceki kitabı Katakofti'de de, Kurmaca Alıştırmaları'nda da öyle bir kendini beğenmişlik yoktur. muhtemelen ortalama okurun çoğu da bunu göremeyecek. Fakat böyle bir görüntü yok mu metinlerde elbette var ama bazen kibirli görünmek de bir tevazuya işaret olabilir, peşin hükümlü olmamak lazım. 

Hülasası Gökdemir İhsan eğlenceli bir yazardır, Kurmaca Alıştırmalar da eğlenceli bir kitaptır.
Beğenmeyen küçük oğluna almasın diyor, saygılar, sevgiler fışkırtarak huzurlarınızdan ayrılıyorum.