Gökdemir İhsan'dan Bir Ramazan Eğlencesi: Metinlerarası Şenlikleri

Katakofti'siyle zihnimizi allak bullak edip bizi bulmacadan bulmacaya sürükleyen illüzyonist yazar Gökdemir İhsan yeni kitabıyla sahnede. Kaçırmayın. Bu sefer ki gösterisinde, Desperate Housewife'tan, Foucault Sarkacı'na, Deleuze'den Hilmi Yavuz'a kadar geniş bir entelektüel alanda hazırlanmış numaralarıyla karşımızda. Eski kitabında bulmacayı açık açık biz kör okurlarına göstermişti. Bu sefer yepyeni bir numarasıyla arzı endam ediyor, artık bulmaca da karanlıkta. Aramakla bulunmaz, ama bulanlar arayanlardır.

 
Sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. 33 bölüme taksim edilmiş kitaptan benim anladığım hepimiz kalabalık bir otobüse sürgün olmuş, kurdela yerine sicim takılı tuhaf bir şapkanın gölgesinde huysuz bir ihtiyarın gelip ayağına basmasını bekleyen anonimleriz. Bence bu kitabı okurken eğlenceli, şaşırtıcı ve tuhaf mı tuhaf bir rüya görüyormuş gibi düşünün. Başta bir nebze sıkılabilirsiniz. Ama ilk bir kaç sayfadan sonra "ulan nasıl bir şeymiş bu" heyecanıyla yolunuzu kaybetmemek için ardınıza çakıl taşları bırakın derim ben. Rüya metaforunu şunun için kullandım. Eğer hem geleneksel hem de modern rüya tabirlerine ilişkin geniş bir malumatınız yoksa böyle bir kitabı yorumlamak biraz zorlaşabilir. Ama şaşırtıcı, şok edici, eğlenceli, komik bir rüyanın tadını çıkarmak için bile bu kitabı almalısınız.
 
Kitabın metinlerarasına gizlenip felsefeye, edebiyat tarihine, edebiyat kuramlarına, incelikli bir mizaha ve hatta absürde göz kırpan fettan bir zekanın ürünü olduğu belli. Öyle ki, yazar bazen absürd denizinin üzerinde mücizevi adımlar atan bir edebiyat peygamberi edasıyla okuru baştan çıkarıyor, sonra da el çabukluğu marifet yarı yolda bırakıyor. Aman dikkat!
 
Böyle bir kitabı okuması çok keyifli ama eleştirmesi zor olur sanırım. Kitabı eleştirmek için yaptığı her hamlenin sonunda tatlı bir hayalkırıklığıyla karşılaşıyor insan. Ardına bıraktığı çakıl taşlarını takip ederek yeniden yolu bulma çabası bir yerden sonra Sisyphos söylencesinin kara mizahına dönüşüyor. Mesela, eğer insanın maymundan geldiğine inanmıyorsanız, bir maymunla aynı seviyeye düşmek korkusu yaşayabilirsiniz. Şu cümleye baksanıza: "Efendim maymun diyor ki" diyerek yanıtladı delikanlı "Bugün maymun söylediği için itimat etmiyormuşsunuz. İleride eleştirmenler söyleyince, hepiniz edebiyatın bu olduğuna iman edecekmişsiniz."
 
Ya da kendisiyle alay edebilecek derecede mizahda ustalaşmış bir yazarın "Bütün bu hikaye bir fantezinin fantezisidir, bir hayalin hayali, budala bir kurgucunun sabuklamalarından fazla bir şey değil (sen de kusura bakma birader)" cümleleriyle attığı oltaya atlayıp duran bir sazana dönüşebilirsiniz. O yüzden pür dikkat okumanızı tavsiye ediyorum kitabı, neme lazım, insan gibi oturduğunuz kitabın başından bir soytarı gibi kalkmak da var işin sonunda. Gençler bir kere daha uyarıyorum, çakıl taşlarını sakın ihmal etmeyin.  

Yazar: 
Gökdemir İhsan
Kitap Adı: 
Kurmaca Alıştırmaları
Yayın yeri: 
İstanbul
Yayıncı: 
Sel Yayıncılık
Yayın Yılı: 
2010